Dua Bölümü

İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkal

istiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkal

Hadis No : 1868
Ravi: Abdullah İbnu Amr İbni’l-As
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “İki haslet -veya iki hallet – vardır ki onları Müslüman bir kimse (devam üzere) söyleyecek olursa mutlaka cennete girer. Bu iki şey kolaydır. Kim onlarla amel ederse, azdır da… Her (farz) namazdan sonra on kere tesbih (sübhanallah), on kere tahmid (elhamdülillah), on kere tekbir (Allahu ekber) söylemekten ibarettir.” (Abdullah der ki:) “Ben Resulullah (sav)’ın bunları söylerken parmaklarıyla saydığını gördüm. Resulullah devamla buyurdular: “Bunlar beş vakit itibariyle toplam olarak dilde yüzellidir. Mizanda bin beş yüzdür, “ikinci haslet” ise yatağa girince Allah’a yüz kere teşbih, tekbir ve tahmid’de bulunmanızdır. Bu da lisanda yüzdür, mizanda bindir. (Her ikisi toplam iki bin beş yüz eder.)” Resulullah (sav) sözlerine şöyle bir soru ile devam etti: “Hanginiz bir günde, gece ve gündüz iki bin beş yüz günah işler?” “Bunları niye söylemiyelim ey Allah’ın Resulü?” dediler. Şu cevabı verdi: “Şeytan, namazda iken her birinize gelir: “Şunu şunu hatırla” der, ve namazdan çıkıncaya kadar devam eder. (Bu hatırlatmaların neticesi olarak) kişi bu tesbihatı terk bile eder. Kişi yatağına girince de şeytan ona gelir, (zikir yapmasına imkan vermeden) uyutmaya çalışır ve uyutur da.”

Kaynak: Tirmizi, Da’avat 25, (3407); Ebu Davud, Edeb 209, (5065); Nesai, Sehv 90, (3, 74)

 

Hadis No : 1869
Ravi: İbnu Ebi Evfa
Tanım: Bir adam gelerek- “Ey Allah’ın Resulü!” dedi, “ben Kur’an’dan bir parça seçip alamıyorum. Bana kifayet edecek bir şeyi siz bana öğretseniz!” “Öyleyse,” buyurdu, “Sübhanallah velhamdülülah, ve lailahe illallah, vallahu ekber, vela havle vela kuvvete illa biliah. (Allah’ım seni tenzih ederim, hamdler sana mahsustur. Allah’tan başka ilah yoktur, Allah en büyüktür, güç kuvvet Allah’tandır) de!” “Ey Allah’ın Resulü!” dedi, “bu zikir Allah içindir. (O’nu senadır), kendim için dua olarak ne söyleyeyim?” “Şöyle dua et: “Allahım bana merhamet et, afiyet ver, hidayet ver, rızık ver!” Adam (dinleyip, kalkınca) ellerini sıkıp göstererek: “Şöyle (sımsıkı belledim!)” dedi, Resulullah (sav), bunun üzerine: “İşte bu adam iki elini de hayırla doldurdu!” buyurdu. (Hadis Ebu Davud’da tam olarak, Nesai’de kısmi olarak rivayet edilmiştir)

Kaynak: Ebu Davud, Salat 139, (832); Nesai, İftitah 32, (2, 143)

 

Hadis No : 1870
Ravi: Aişe
Tanım: Resulullah (sav) ölümünden önce şu duaları çok tekrar ederdi: “Sübhanallahi ve bihamdihi, estağfirullahe ve etubu ileyh. (Allahım seni hamdinle tesbih ederim, mağfiretini diler, günahlarıma tevbe ederim.)” Ben kendisinden bunun sebebini sordum. Şu açıklamayı yaptı: “Rabbim bana bildirdi ki, ben ümmetim hakkında bir alamet göreceğim. Ben onu görünce Sübhanallahi ve bihamdihi, estağfirullahe ve etubu ileyh zikrini artırdım. Bu gördüğüm, iza cae nasrullahi ve’l-fethu… süresidir.”

Kaynak: Buhari, Tefsir, Nasr, Ezan 123,139, Megazi 50; Müslim, Salat 220, (484)

 

Hadis No : 1871
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Sübhanallahi, velhamdu lillahi, veld ilahe illallahu vallahu ekber (Allah’ı tesbih ederim, hamdler Allah’adır, Allah’tan, başka ilah yoktur. Allah en büyüktür) demem, bana, üzerine güneşin doğduğu şeyden (dünyadan) daha sevgilidir.”

Kaynak: Müslim, Zikr 32, (2696); Tirmizi, Da’avat 139, (3591)

 

Hadis No : 1872
Ravi: İbnu Mes’ud
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Mirac sırasında İbrahim (as)’le karşılaştım. Bana: “Ey Muhammed, ümmetine benden selam söyle. Ve haber ver ki: Cennetin toprağı temiz, suyu tatlıdır. Burası (suyu tutacak şekilde) düz ve boştur. Oraya atılacak tohum da sübhanallah, velhamdülillah, ve lailahe illallah, vallahu ekber cümlesidir.”

Kaynak: Tirmizi, Da’avat 60, (3458)

 

Hadis No : 1873
Ravi: Yüseyre
Tanım: Ebu Bekri’s-Sıddik’ın azadlısı Yüseyre (ra) -ki ilk muhacirlerden idi- anlatıyor: “Resulullah (sav) bize dedi ki: “Size tesbih, tehlil, takdis, tekbir çekmenizi tavsiye ederim. Bunları parmaklarla sayın. Zira parmaklar (Kıyamet günü nelerde kullanıldıklarından) suale maruz kalacaklar ve konuşturulacaklardır.”

Kaynak: Tirmizi, Da’avat 131, (3577); Ebu Davud, Salat 359, (1501)

 

Hadis No : 1874
Ravi: Ebu Bekri’s-Sıddik
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “İstiğfar eden kimse günde yetmiş kere de tevbesinden dönse günahta musır sayılmaz.”

Kaynak: Tirmizi, Da’avat 119, (3554); Ebu Davud, Salat 361, (1514)

 

Hadis No : 1875
Ravi: el-Eğarru’l-Müzeni
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Şurası muhakkak ki, bazan kalbime gaflet çöker. Ancak ben Allah’a günde yüz sefer istiğfar eder (affımı dilerim).”

Kaynak: Müslim, Zikr 41, (2702); Ebu Davud, Salat 361, (1515)

 

Hadis No : 1876
Ravi: Eğarru’l-Müzeni
Tanım: Resulullah (sav)’ın şöyle dediğini nakletmiştir: “Ey insanlar! Rabbinize tevbe edin. Allah’a kasem olsun ben Rabbim Tebarek ve Teala hazretlerine günde yüz kere tevbe ederim.”

Kaynak: Müslim, Zikr 42, (2702)

 

Hadis No : 1877
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav)’ı işittim, demişti ki: “Allah’a kasem olsun, ben günde Allah’a yetmiş kere istiğfar ediyorum, teubede bulunuyorum.”

Kaynak: Buhari, Da’avat 3; Tirmizi, Tefsir, Muhammed, (3255)

 

Hadis No : 1878
Ravi: Esma İbnu’l-Hakem el-Fezari
Tanım: Hazreti Ali’yi dinledim, şöyle demişti: “Resulullah (sav)’dan bir hadis dinledim mi, Allah Teala hazretlerinin faydalanmamı dilediği kadar ondan istifade ediyordum. Şayet bir adam O’andan hadis rivayet edecek olsa (gerçekten duydun mu diye) yemin ettiriyordum. Yemin edince onu tasdik edip rivayetini kabul ediyordum.” Hz. Ebu Bekri’s-Sıddik (ra) bana şu hadisi rivayet etti ve bu rivayetinde Ebu Bekir doğru söyledi: “Resulullah (sav)’ı dinledim, demişti ki: “Günah işleyip arkasından kalkıp abdest alarak iki rek’at namaz kılan sonra da Allah Teala hazretlerine tevbe eden her insan mutlaka mağfiret olunur.” Sonra da şu ayeti okudu. (Mealen): “Onlar fena bir şey yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı zikrederler, günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları Allah’tan başka bağışlayan kim vardır? (Al-i İmran 135).

Kaynak: Tirmizi, Tefsir Al-i İmran, (3009); Ebu Davud, Salat 361, (1521); İbnu Mace, İkametu’s-Salat 193, (1

 

Hadis No : 1879
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Kim: “La ilahe İllallahu vahdehu la’şerike leh, lehul mülkü ve lehu’l-hamdü ve hum ala külli şey’in kadir” duasını bir günde yüz kere söylerse, kendisine on köle azad etmiş gibi sevab verilir, ayrıca lehine yüz sevab yazılır ve yüz günahı da silinir. Bu, ayrıca üç gün akşama kadar onu şeytana karşı muhafaza eder. Bundan daha fazlasını okumayan hiçbir kimse, o adamınkinden daha efdal bir amel de getiremez. Kim de bir günde yüz kere “Sübhanallahi ve bihamdihi” derse hataları dökülür, hatta denizin köpüğü kadar (çok) olsa bile.”

Kaynak: Buhari, Da’avat 54, Bed’ü’l-Halk 11; Müslim, Zikr 28, (2691); Muvatta, Kur’an 20, (1, 209); Tirmizi,

 

Hadis No : 1880
Ravi: Ömer
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Kim çarşıya girince La ilahe illallahu vahdehu la şerike leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü yuhyi ve yümitü ve hüve hayyün la yemütü bi-yedihi’l-hayr ve hüve ala külli şey’in kadir. (Allah’tan başka ilah yoktur, tekdir, ortağı yoktur, mülk ve hamd ona aittir. Hayatı O verir, ölümü de O verir. Kendisi hayatlardır, ölümsüzdür. Hayırlar O’nun elindedir. O her şeye kadirdir) duasını okursa Allah ona bir milyon sevab yazar, bir milyon da günah affeder ve mertebesini bir milyon derece yüceltir.” (Bir rivayette, üçüncü mükafaata bedel, “Onun için cennette bir köşk yapar” denmiştir)

Kaynak: Tirmizi, Da’avat 36, (3424)

 

Hadis No : 1881
Ravi: Cüveyriyye
Tanım: Anlattığına göre, “Resulullah (sav) efendimiz bir gün sabah namazını kılınca, daha kendisi namazgahında iken, erkenden yanından çıkmış, gitmiş, kuşluktan sonra Cüveyriyye (aynı yerinde zikrederek) otururken geri gelmiş ve: “Bırakıp gittiğim halde duruyorsun (hiç yerinden kımıldamadın galiba?)” diye sormuştur. “Evet” cevabı üzerine şunu söylemiştir: “Ben senden ayrıldıktan sonra dört kelime(lik bir dua)yı üç kere okudum. Eğer bunlardan hasıl olan sevab tartılacak olsa, senin burada sabahtan beri okuduğun duaların sevabının ağırlığına denk olur. O dua şudur: “Sübhanallahi ve bihamdihi adede halkihi ve rıda nefsihi ve zinete arşihi ve midade kelimatihi. (Allah’ı mahlukatı sayısınca, nefsinin rızasınca, arşının ağırlığınca, kelimelerinin adedince tesbih (noksanlıklardan tenzih) ederim.”

Kaynak: Müslim, Zikr 79, (2726); Tirmizi, Da’avat 117, (3550); Ebu Davud, Salat 359, (1503); Nesai, Sehv, 93

 

Hadis No : 1882
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “İki kelime vardır, bunlar dile hafif, terazide ağır, Rahman’a da sevgilidirler: Sübhanallahi ve bihamdihi, Sübhanallahi’l-azim (Allahım seni hamdinle tesbih ederim, yüce Allahım seni tenzih ederim) kelimeleridir.”

Kaynak: Buhari, Da’avat 65, Eyman 19, Tevhid 58; Müslim, Zikr 31, (2694); Tirmizi, Da’avat 61, (3463)

 

Hadis No : 1883
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “La havle ve la kuvvete illa billah. (Güç de kuvvet de ancak Allah’tandır) sözünü çok tekrar edin.” Mekhul dedi ki: “Kim bunu der ve sonra da: “Allah (ın gazabın) dan ancak O (nun rahmeti)’na iltica etmekle kurtuluşa erilebilir” derse, Allah ondan yetmiş çeşit zararı kaldırır ki bunların en hafifi fakirliktir.”

Kaynak: Tirmizi, Da’avat 141, (3596)

Kütüb-i Sitte Hadis arşivine ulaşmak için tıklayın!

Bu içerikleri de okumak isteyebilirsiniz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu