Kıyamet ve Kıyametle İlgili Meseleler Bölümü

Kıyamet Ahvali – Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi

Kıyamet Ahvali – Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi

Hadis No : 5050
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Kimin üzerinde kardeşine karşı ırz veya başka bir şey sebebiyle hak varsa, dinar ve dirhemin bulunmadığı [kıyamet (ve hesaplaşmanın olacağı)] gün gelmezden önce daha burada iken helalleşsin. Aksi takdirde o gün, salih bir ameli varsa, o zulmü nisbetinde kendinden alınır. Eğer hasenatı yoksa, arkadaşının günahından alınır, kendisine yüklenir.”

Kaynak: Buhari, Mezalim 10, Rikak 48; Tirmizi, Kıyamet 2, (2421)

 

Hadis No : 5051
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Kıyamet günü hak sahiplerine haklarını mutlaka eda edeceksiniz. Öyle ki kabış (boynuzsuz) koyun için, boynuzlu koyundan kısas alınacak, taşa (niye bir başka) taş üzerine yüklenip kaldığından; adamın adamı niye yaraladığından sorulacak.” (Ebu Hureyre) der ki: “Biz şunu da işitirdik: “Kıyamet günü, kişiyi tanımadığı birisi yakalar ve der ki: “Sen beni hata ve münker işlerken görüyordun, fakat ondan men etmiyordun!” [“Boynuzlu koyun…” tabirinden gerisi Rezin’in ziyadesidir.]

Kaynak: Müslim, Birr 6, (2582); Tirmizi, Kıyamet 2, (2422)

 

Hadis No : 5052
Ravi: Aişe
Tanım: Resulullah (sav) “Ahirette kimin hesabı münakaşa edilirse, azaba maruz kalacak demektir!” buyurmuşlardı. Ben: “Nasıl olur? Allah Teala hazretleri (mealen): “O vakit kimin kitabı sağ eline verilirse; kolay bir hesabla muhasebe edilecek ve ehline sevinçli olarak dönecek” (İnşikak 7-9) buyurmadı mı, (bu hesap münakaşası değil mi)?” dedim. “Hayır! buyurdular, bu (münakaşa değil) arzdır. Kıyamet günü hesaba çekilen herkes mutlaka helak olmuş demektir!”

Kaynak: Buhari, İlm 35, Tefsir, İnşikak 1, Rikak 49; Müslim, Cennet 80, (2876); Ebu Davud, Cenaiz 3, (3093);

 

Hadis No : 5053
Ravi: Hureys İbnu Kabisa
Tanım: Medine’ye geldim ve: “Ey Allahım! Bana salih bir arkadaş nasib et!” diye dua ettim. Derken Ebu Hureyre (ra)’nin yanma oturdum. Kendisine: “Ben, Allah’a bana salih bir arkadaş nasip etmesi için dua ettim. Bana, Resulullah’tan işittiğin bir hadis söyle! Olur ki Allah Teala hazretleri ondan faydalanmamı nasib eder!” dedim. Bunun üzerine dedi ki: “Ben, Resulullah (sav)’ın şöyle söylediğini işittim: “Kıyamet günü, kişi amelleri arasında önce namazın hesabını verecek. Bu hesap güzel olursa kurtuluşa erdi demektir. Bu hesap bozuk olursa, hüsrana düştü demektir. Eğer farzında eksiklik çıkarsa Rab Teala hazretleri: “Bakın, kulumun (defterinde yazılmış) nafilesi var mı?” buyurur. Böylece, farzın eksikleri nafile (namazları) ile tamamlanır. Sonra, bu tarzda olmak üzere diğer amelleri hesaptan geçirilir.”

Kaynak: Tirmizi, Salat 305, (413); Nesai, Salat 9, (1232)

 

Hadis No : 5054
Ravi: Yahya İbnu Said
Tanım: (Ravi der ki) Bana ulaştığına göre, (kıyamet günü), kulun ilk bakılacak ameli namazdır. Eğer namazı kabul edilirse, geri kalan amellerine bakılır. Eğer namazı kabul edilmezse diğer amellerinin hiçbirine bakılmaz.

Kaynak: Muvatta, Kasru’s-Salat 89, (1, 173)

 

Hadis No : 5055
Ravi: İbnu Mes’ud
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Kıyamet günü, insanlar arasında hükmedilecek ilk şey kandır.”

Kaynak: Buhari, Diyat 1, Rikak 48; Müslim, Kasame 28, (1678); Tirmizi, Diyat 8, (1396); Nesai, Tahrim 2, (7,

 

Hadis No : 5056
Ravi: Ebu Berze
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Kıyamet günü, dört şeyden sual edilmedikçe, kulun ayakları [Rabbinin huzurundan] ayrılamaz: Ömrünü nerede harcadığından; Ne amelde bulunduğundan; Malını nerede kazandığından ve nereye harcadığından; Vücudunu nerede çürüttüğünden.”

Kaynak: Tirmizi, Kıyamet 1, (2419)

 

Hadis No : 5057
Ravi: Ebu Said ve Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Kıyamet günü kul (hesap vermek üzere huzur-u ilahiye) getirilir. Allah Teala hazretleri: “Ben sana kulak, göz, mal ve evlat vermedim mi? Sana hayvanları ve ekimi musahhar kılmadım mı? Seni bunlara baş olmak, onlardan istifade etmek üzere serbest bırakmadım mı? Acaba, benimle bugünkü şu karşılaşmanı hiç düşündün mü ?” diye soracak. Kul da: “Hayır” diyecek. Allah Teala hazretleri: “Öyleyse bugün ben de seni unutacağım, tıpkı senin (dünyada) beni unuttuğun gibi!” buyuracak.

Kaynak: Tirmizi, Kıyamet 7, (2430)

 

Hadis No : 5058
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: (Ashab, Resulullah’a): “Ey Allah’ın Resulü! Kıyamet günü Rabbimizi görecek miyiz?” diye sordular. Aleyhissalatu vesselam: “Bulutsuz bir günde, öğle vaktinde güneşi görme hususunda bir itişip kakışmanız olur mu?” diye sordu. Ashab: “Hayır!” deyince: “Bulutsuz (dolunaylı) gecede ayı görmekte itişip kakışmanız olur mu?” diye tekrar sordu. Ashab yine: “Hayır!” deyince: “Nefsim yed-i kudretinde olan Zat-ı Zülcelal’e yemin olsun, Rabbinizi görme hususunda da hiçbir itişip kakışmanız olmayacak. Tıpkı güneş ve ayı görmede itişip kakışmanız olmadığı gibi. Böylece kul, Rabbiyle karşı karşıya gelecek. Rabb Teala: “Ey filan! Ben sana ikram etmedim mi? Seni efendi yapmadım mı? Sana zevce vermedim mi? Atı, deveyi sana musahhar (hizmetçi) kılmadım mı? Reislik yapmana, ganimet malından dörtte bir almana müsaade etmedim mi ?” diye soracak. Kul: “Evet ey Rabbim!” diyecek. Rab Teala: “Benimle karşılaşacağını hiç düşünmedin mi?” diyecek.

Kul bu soruya: “Hayır!” karşılığını verecek. Rab Teala da: “Öyleyse şimdi de ben seni unutuyorum. Tıpkı (dünyada) sen beni unuttuğun gibi!” diyecek. Sonra ikinci kul Allah’ın karşısına çıkar. Rab Teala ona da aynı şeyleri söyler. Sonra üçüncüye de birinciye söylediklerinin aynısını söyler. Kul: “Evet! ey Rabbim!” der. Rab Teala da: “Benimle karşılaşacağını hiç aklından geçirdin mi?” diye sorar. Kul: “Ey Rabbim, sana, kitaplarına ve peygamberlerine inandım. Namaz kıldım, oruç tuttum, sadaka verdim!” der ve elinden geldiğince (Hak Teala hakkında) hayır senada bulunur. Rab Teala: “Bu hususta lehine şehadet edecek biri var mı?” diye soracak. Kul: “Hayır, yok!” diyecek. Rab Teala: “Şimdi senin aleyhine bir şahit gönderilecek!” der. Kul kendi kendine: “Benim aleyhime şahidlik yapacak da kim?” diye içinden düşünür. Kulun ağzı mühürlenir. Uyluğuna: “Haydi konuş!” denir. Uyluğu , eti, kemiği konuşup, onun amelini, haber verirler. Bu, onun kendisi için bir özür aramaması içindir. Bu kimse, Allah’ın gadabına uğrayan münafıktır.”

Kaynak: Müslim, Zühd 16, (2968)

 

1 2Sonraki sayfa
Etiketler

Bu içerikleri de okumak isteyebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı