Taharet Bölümü

Vücuddan Çıkan Bozucular ile ilgili Hadisler

Vücuddan Çıkan Bozucular ile ilgili Hadisler

Hadis No : 3640
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Ses ve koku olmadıkça abdest alınmaz.” Bir rivayette şöyle gelmiştir: “Biriniz mescidde iken, kabaları arasında bir yel hissetse ses işitmedikçe veya koku duymadıkça dışarı çıkmasın.”

Kaynak: Müslim, Hayz 99, (362); Tirmizi, Taharet 56, (74, 75)

 

Hadis No : 3641
Ravi:
Tanım: Sizden biri, karnında bir şeyler hissetse ve fiilen çıkıp çıkmadığı hususunda tereddüd içinde kalsa, bir ses işitmedikçe veya bir koku duymadıkça mescidden çıkmasın.

Kaynak: Müslim, Hayz 99, (362); Tirmizi, Taharet 56, (74, 75)

 

Hadis No : 3642
Ravi:
Tanım: Biriniz namazda iken, dübüründe bir hareket hissetse ve abdestinin bozulup bozulmadığı hususunda tereddüde düşse, bir ses işitmedikçe veya bir koku duymadıkça mescidi terketmesin.

Kaynak: Ebu Davud, Taharet 68, (177)

 

Hadis No : 3643
Ravi: Abdullah İbnu Zeyd
Tanım: Resulullah (sav)’a, namazda iken hayaline abdesti bozuldu gibi gelen bir adamdan bahsedilmişti. Şöyle ferman buyurdular: “Sesi işitip kokuyu duymadıkça namazı sakın terketmesin.”

Kaynak: Buhari, Vudu 4, 34, Büyu 5; Müslim, Hayz 98, (361); Nesai, Taharet 116, (1, 99)

 

Hadis No : 3644
Ravi: Abdullah İbnu Zeyd
Tanım: Ebu Davud bir rivayette şu ziyadede bulunmuştur: “Biriniz mescide girince, kabaları arasında bir şey hissedecek olsa, çıkanın sesini işitmedikçe sakın mescidden dışarı çıkmasın.”

Kaynak: Ebu Davud, Taharet 68, (376)

 

Hadis No : 3645
Ravi: Ali İbnu Talk
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Biriniz namazda yellenirse derhal namazdan çıksın, abdest alsın ve namazı iade etsin.”

Kaynak: Ebu Davud, Salat 193, (1005)

 

Hadis No : 3646
Ravi: Ali İbnu Talk
Tanım: Bir bedevi gelerek: “Ey Allah’ın Resulü! Bizden bir kimse çölde bulunsa, azıcık bir yel kaçırsa, suyu da az ise (ne yapmalıdır)?” diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: “Sizden biri yellenecek olursa abdest alsın. Kadınlara da arkalarından temas etmeyiniz. Bilesiniz ki Allah hakk(ın sorulması ve açıklanmasıyla ilgili hususlarda sizden) utanma talebinde bulunmaz.”

Kaynak: Tirmizi, Rada 12, (1164-1166)

 

Hadis No : 3647
Ravi: Muhammed İbnu Hanefiyye
Tanım: Hz. Ali (ra) dedi ki: “Ben mezisi akan bir kimseydim. Bunun hükmü hususunda -kızı hanımım olması sebebiyle- Resulullah (sav)’a soramamıştım. Mikdad İbnu Esved (ra)’e söyledim, o sordu. Şu cevabı almıştık: “(Mezisi gelen kimse) zekerini yıkar ve abdest alır.”

Kaynak: Buhari, Gusl 13, İlm 51, Vudu 34; Müslim, Hayz 17, (303); Muvatta, Taharet 53, (140); Tirmizi, Tahar

 

Hadis No : 3648
Ravi: Muhammed İbnu Hanefiyye
Tanım: Muvatta ve Ebu Davud’un rivayetlerinde Mikdad şöyle demiştir: “Hz. Ali (ra), bana kendisi için Resulullah’tan: “Kadınına yakınlaşınca mezisi akan kimseye ne gerektiği hususunda sormamı söyledi. Ali ilaveten dedi ki: “Zira yanımda Resulullah (sav)’ın kızı var, bu sebeple bizzat sormaktan utanıyorum.” Mikdad der ki: Ben bu mesele hakkında Resulullah (sav)’a sordum. Şu cevabı verdi: “Biriniz buna rastlarsa fercini su ile yıkasın. Namaz abdesti ile abdest alsın.” Ebu Davud bir başka rivayette şu ziyadeyi kaydeder: “..zekerini ve iki husyesini yıkasın.”

Kaynak: Buhari, Gusl 13, İlm 51, Vudu 34; Müslim, Hayz 17, (303); Muvatta, Taharet 53, (140); Tirmizi, Tahar

 

Hadis No : 3649
Ravi:
Tanım: Yine Ebu Davud’un bir diğer rivayeti şöyledir: “Hz. Ali (ra) dedi ki: “Ben mezisi akan bir kimseydim, yıkanmaya başladım. (Sonunda) sırtım çatlayacak hale geldim. Durumu Resulullah (sav)’a zikrettim -veya ona zikredildi-. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: “Öyle yapma, (her seferinde yıkanma)! Meziyi gördün mü, zekerini yıka, sonra da namaz abdestiyle abdest al. Ancak meni atacak olursan o zaman yıkan!” buyurdular.”

Kaynak: Ebu Davud, Taharet 83, (206)

 

Hadis No : 3650
Ravi: Sehl İbnu Hüneyf
Tanım: Ben mezi akıntısından epey bir sıkıntıda idim. Bu yüzden sık sık gusül yapıyordum. Sonunda Resulullah (sav)’a bu husustan sordum. Bana: “Meziden dolayı sana abdest kafidir!” buyurdular. “Ey Allah’ın Resulü! Elbiseye değen meziden ne yapmalıyım?” dedim. “Bir avuç su alıp, bunu, mezinin değdiğini zannettiğin yerlere serpmen sana yeterlidir.” cevabını verdi.

Kaynak: Ebu Davud, Taharet 83, (210); Tirmizi, Taharet 84, (116); İbnu Mace, Taharet 70, (506)

 

Hadis No : 3651
Ravi: Abdullah İbnu Sa’d el-Ensari
Tanım: Resulullah (sav)’dan guslü gerektiren şeyler nelerdir, sudan sonra olan sudan sordum. Şu cevabı verdi: “Bu mezidir. Her erkek mezi ifraz eder. Mezi akınca fercini ve husyelerini yıkarsın, ve namaz abdestiyle de abdest alırsın.”

Kaynak: Ebu Davud, Taharet 83, (211)

 

Hadis No : 3652
Ravi: Ömer
Tanım: Ben de (meziyi), kendimden ipek ipliği gibi iner görürdüm. Öyleyse bunu sizden biri görünce (telaşlanmayıp) zekerini yıkasın ve namaz abdestiyle abdest alsın.” -Burada meziyi kastetmiştir.-

Kaynak: Muvatta, Taharet 54, (1, 41)

 

Hadis No : 3653
Ravi: Ebu’d-Derda
Tanım: Resulullah (sav) (bir keresinde) kustu ve abdest aldı.” Ma’dan der ki: “Resulullah (sav)’ın azadlısı Sevban (ra)’a Şam camiinde rastladım. Bu meseleyi ona hatırlattım ve ondan (mahiyetini) sordum. Şu cevabı verdi: “Doğru söylemiş, o zaman abdest suyunu da Resulullah (sav)’ın kendilerine ben dökmüştüm.”

Kaynak: Ebu Davud, Savm 32, (2381); Tirmizi, Taharet 63, (87)

 

Hadis No : 3654
Ravi: Misver İbnu Mahreme
Tanım: Ömer İbnu’l-Hattab (ra)’ın hançerlendiği gece huzuruna girdi ve Ömer’i sabah namazı için uyandırdı. Ömer (ra): “Namazı terkedenin İslam’dan nasibi yoktur!” buyurdu. Sonra Ömer, yarasından kan aktığı halde namaz kıldı.

Kaynak: Muvatta, Taharet 51, (1,39-40)

 

Hadis No : 3655
Ravi: Cabir
Tanım: Resulullah (sav)’la birlikte Zatu’r-Rika’ gazvesine çıktık. (Askerlerden) bir kişi, müşriklerden birinin hanımına temasta bulundu. Kocası da: “Muhammed’in Ashabından kan dökmeden geri dönmeyeceğine” diye yemin etti. Evinden çıkıp Resulullah (sav)’ı takibe koyuldu. Resulullah (sav) bir yerde mola verdi ve: “Kim bizi (nöbet tutup) koruyacak?” diye sordu. Muhacir ve Ensardan birer adam vazifeyi üzerlerine aldılar. Resulullah (sav) bunlara: “Şu geçidin girişini tutun (orada bekleyin)!” diye ferman buyurdu. Bu iki zat, geçidin ağzına gelince Muhacirden olanı yattı. Ensari de namaz kılmaya başladı. Derken takipçi adam da oraya geldi. (Namazdaki nöbetçinin) siluetini görünce anladı ki, bu askerlerin koruyucusudur, derhal bir ok attı ve ok, eliyle koymuşcasına hedefini buldu. Ensari oku çıkanp (namazına devam etti). Müşrik (isabet ettiremedim düşüncesiyle atmaya devam etti.) Öyle ki üçüncü okunu da attı. Enseri de (yaraya aldırmadan) aynı şekilde namazına devam etti. Bir müddet sonra arkadaşı uyandı. (Müşrik bunların iki kişi olduğunu görünce) yerinin farkına vardıklarını anladı ve kaçtı. Muhacirden olan zat, Ensari arkadaşındaki kanı görünce: “Sübhanallah! Sana ilk oku atınca beni niye uyandırmadın?” diye sordu. Arkadaşı: “Öyle bir sure okuyordum ki, kesmek istemedim” diye cevapladı.

Kaynak: Ebu Davud, Taharet 79, (198)

Kütüb-i Sitte Hadis arşivine ulaşmak için tıklayın!

Bu içerikleri de okumak isteyebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu